Reklam

“Yatırım olduğu halde oy alamadıysak aynaya bakmak durumundayız”

AK Parti Grup Başkanvekili Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, partililerle bir araya gelerek Çanakkale ve Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.

792
“Yatırım olduğu halde oy alamadıysak aynaya bakmak durumundayız”

Geride bıraktığımız 31 Mart seçimlerine ilişkin de görüş bildiren Turan, Çanakkale’nin kişi başı en çok yatırım alan il olduğunu ifade ederek, “Buna rağmen bazı yerlerde yatırım olduğu halde oy alamadıysak aynaya bakmak durumundayız. Yatırım yapmak tek başına oy almanın işi değil” dedi.
 
Seçimler geride kaldığını hatırlatan Turan bu duruma ilişkin değerlendirmesi ve devamında yaptığı açıklamalarda şu ifadeleri kullandı; “Aynı yıl içerisinde birkaç seçim yaptık yerel ve genel. Biz şunu biliyoruz Çanakkale’de yüzde 41.5’den fazla oy aldık. O kadar baskıya rağmen Ege, Marmara sahil bölgelerinde özellikle karşı ittifakın başarılı olmasına bağlı olarak birçok ilde büyük sıkıntılar yaşandı. Çanakkale’mizde de kaybettiğimiz var kazandığımız var. Hepsini değerlendirdiğimizde aynaya bakıp söyleyeceklerimiz var, başta kendime. Ama herkes aynaya bakıp neden kaybettik sorusunu çok samimi sorularla kendisine sorması lazım. En kolay yol birilerini suçlamaktır. Hayır, herkes aynaya baksın nerede hata yaptığımız nerede eksik olduğunu görsün. Çok değil korkmadan istişareyle beraber 10 kişiye sor, 8’i aynı cevabı verecek. Kalan 2 tanesi duymak istediğini söyler onu öne çıkartabilirsin yapma bunu. Bunu ben Cumhurbaşkanımıza söyledim İstanbul ile ilgili. Şu ilçeyi neden kaybettik, bu beldeyi neden kaybettik. 10 kişiye senden çekinmeyecek bir ortamda sor, çıkan sonuç hepimizin ortak hem fikir olacağı sonuçtur. Bunun yanında Geyikli, Kara Biga gibi ilk defa aldığımız beldelerimiz var. Ezine, Lapseki, Yenice kolladığımız yerler var. Biga gibi büyük bir ilçemizi tekrar aldığımız yer var. Gelibolu gibi uzun yıllar sonra ilk defa il genel meclisi üyesi çıkarttığımız yerimiz var. Geçen seçimlerde yüzde 13 oyumuz var bugün yüzde 41’e çıkmışız. Çok büyük bir artış. Ama yermedi. Bayramiç oyumuz arttı ama yetmedi. Tek tek değerlendirdiğimizde hepsinin artısı eksisi ortaya konulabilir. Ama biz şunu biliyoruz Çanakkale dahil bu milletin yüzde 70’i bir dönem bize oy verdi. Bu seçimde verdi bir dahakinde vermedi, bu seçimde verdi bir sonrakinde vermedi. Ama, bu toplumun yüzde 70’i bir şekilde AK Parti’ye oy verdi. Bu çok kıymetli bir oran. Şunu demek istiyorum kişi başı en çok yatırım alan il Çanakkale. Buna rağmen bazı yerlerde yatırım olduğu halde oy alamadıysak aynaya bakmak durumundayız. Yatırım yapmak tek başına oy almanın işi değil. Vekilin, il başkanının, kadın kolları başkanı ve gençlik kolları başkanının görevi başka, il ve belediye meclis üyesinin görevi başka. 7 meclis üyemiz var ama 3 kişi burada yanlış. Burası ev sahibi herkes burada olacak. Şundan söylüyorum GESTAŞ zam yapmış bize kızıyorlar. Zammı biz mi yapıyoruz? Çanakkale Belediyesi bütün çay bahçelerinde çaya zam yapmış bir tek haber olmadı. Her kötülük bizden her kötülük validen olmaz. CHP’li birçok arkadaşımız bize gelip ‘bir sistem var gelip bu sistemi bozdunuz iyi yaptınız’ deyip tebrik ediyorlar. CHP’li birçok arkadaş, yönetici Ak Partili birçok arkadaştan bize daha fazla sahip çıkıyorlar. Çanakkale’de ki yanlışlara dur demeyen teşkilat olmaz. Hep beraber dur diyeceğiz. Yanlışa dur diyeceğiz, iyiye evet diyeceğiz. CHP’li İl Genel Meclisi Başkanı arkadaşımız geçen hafta ziyaretimize geldi, ne kadar kamu adına talep varsa baş tacı dedik. Kamu adına kim yatırım yapacak, kim iş yapacak baş tacı. CHP, MHP, AK Parti, İyi Parti kim olursa olsun iş yapsın baş tacı. Ama ben istiyorum ki, herkes Tayyip Erdoğan gibi çalışsın. Biz bazen çok keyifli anlar bazen çok üzüldüğümüz anlar yaşıyoruz. Kimse burnundan kıl aldırtmıyor tabiri caizse. Meclis üyemize bir şey diyoruz vay bize bunu yaptı, ilçe başkanına bunu yapın vay bunu nasıl dersin. Kaybetmiş başkanımıza üç cümle söylüyorum kızıyor bana. Kazanmışa söylüyorum kızıyor bana. Biz kimin kötülüğünü isteriz. Ben ve Jülide hanım milletvekili bir şey söylerken ilçe başkanımızın kötülüğünü ister miyiz?  Bir il, kadın kolları veya gençlik kolları başkanımızın kötülüğünü istediğimizden dolayı bir şey söyler miyiz? Bu parti bizim partimiz, bu partide ben yok biz varız.  O yüzden bir şeyler söyleriz karşılığı olsun diye. Sizde söyleyin bize, kapalı kapılar ardında değil yüz yüze her şeyi konuşacak kadar öz güvenimiz var. Hukukumuz var diye düşünüyorum.
 
“ÇANAKKALE’DE YENİ BİR SAYFA AÇIYORUZ”
Mecliste son 15 gün iki torba yasa geçti. Toplamda 30-40 madde. Her geçen kanunda mutlaka Çanakkale’nin bir eksiği, bir talebi varsa omuz vererek hayata geçsin istiyoruz. Son torba yasada Çanakkale’nin turizminin kaderi olacak bir adım attık. Su altı turizmine imkan veren, batıkların turizme açılmasına imkan veren bir kanun maddesi geçti. Boğazda 60 kadar savaştan kalan batık gemi var. Bunların çeşitli gerekçelerle dalış imkanı yoktu. Dalış turizmi dünyada en çok para kazandıran turizm. Adam Avrupa’dan geldiği zaman Truva’da olduğu gibi geldim gittim demeyecek. Gelecek dinlenmesi lazım hemen dalamaz. En az 2-3 gün dalacak ama hemen gidemez dinlenmesi lazım. Teknik konulardan dolayı basınç gibi. En karlı turizmlerden bir tanesi dalış turizmi. Çanakkale’de yeni bir sayfa açıyoruz.”
 
“ASKERLİK YAPMAMA HAKKI VEREN MADDE 1927’DEN BERİ VAR”
Askerlik kanunu geldi, muhalefetinde bazı eleştirileri oldu. Bizde uzlaşı talebini öne çıkararak, meclisin açıldığı bayram sonrası ilk Salı günü yeni askerlik sistemini görüşmek üzere meclisi kapattık. Askerliğin tümden reformize edildiği, aynı şekilde bedelli askerliğin kalıcı olduğu, askerlik süresinin 6 aya indiği gibi birçok konu gündeme getirdik. Ama özellikle CHP’li arkadaşlar güya Cumhurbaşkanına yeni bir yetki veriliyormuş gibi itiraz ettiler. Oysa Cumhurbaşkanına özel şartlar, özel durumlar olduğunda askerlik yapmama hakkı veren madde 1927’den beri var. Askerlik Kanunu içinde o yetki var. Kıbrıs’ta kullanılmış. ‘Sen çok lazımsın’ demiş ki; ‘gel askerlik yapma şu görevi yap’ demiş özel zamanda. Bu milyonda olan bir iş. Zaten bu yetki var kullansa, kullanırdı Cumhurbaşkanımız. Ama aynı kanuna bu maddesini koyunca, bir tartışma konusu oldu. Biz her şeye rağmen bir uzlaşı zemininde bunları aşacağımızı ve inşallah çözeceğimizi düşünüyorum.
 
“S-400’LERİ BİZ MİLLETİMİZİN GÜVENLİĞİ İÇİN DEĞERLENDİRİYORUZ”
S-400’ler Türkiye’nin talep ettiği bir adım değildi. Ama Türkiye’nin hemen Güneyinde bir savaş ortamı var. Kilis’e, Antep’e dünya kadar füze atıldı. Bunun dışında son bir yıldan beri takip edin Kıbrıs’ın etrafında Cumhur İttifakı’nın AK Parti ve MHP’nin hep dikkatini çektiği konuda bir gündem oluştu. Petrol araması başta olmak üzere. Oradaki güvenlik endişesi her geçen gün artmaya başladı. Biz NATO’nun üyesi olarak F-35 savaş uçaklarını almayınca Türkiye’nin güvenliği için S-400’leri alma girişiminden bulunmak durumunda kaldık. Derdimiz kavga etmek değil. Bağcıyla uğraşmak değil, üzüm yemek. S-400 bildiğiniz gibi 2 yıldan beri görüşmeleri devam eden bir süreç. Saatte 18 bin kilometre giden dehşet bir sistem. En büyük füze imkanının olduğu bir sistem. 400 kilometre menzili olan, 185 kilometre yukarıya çıkabilen harika bir sistem. Türkiye’nin güvenliği için bunu yapmayacakta neyi yapacak Allah aşkına. Sen Suriye’de savaş içerisinde olacaksın. Sen Doğu Akdeniz’de bir savaş ortamı içerisinde olacaksın. Kendi ülkenin adımını atmayacaksın. Bu olmaz. Dolayısıyla S-400’leri biz milletimizin güvenliği için değerlendiriyoruz.”
 
“HALK 23 HAZİRAN’DA KARAR VERECEK, BİZDE BUNA SAYGI DUYACAĞIZ”
Konuşmasının sonunda tekrarlanacak İstanbul seçimlerine değinen Turan şunları söyledi; “seçimler öyle oldu, böyle oldu. Halk ne derse 23 Haziran’da karar verecek. Bizde buna saygı duyacağız. Tartışmasız bir seçim olmasını istiyoruz. Sorunsuz bir seçim olmasını istiyoruz. Halkın iradesinin yansımasındaki soru işaretleri gitsin diye YSK tarafından adım atıldı. Şuanda bunun gereği yapılıyor. Ben istiyorum ki Çanakkale’de nasıl ki biz gece gündüz çalıştık, birçok ilçemizi aldık. İstanbul Belediyesi de yatırım ve hizmet için AK Parti’ye tekrar evet desin. İstanbul’da gördüğüm bir tablo var. CHP adayının Beylikdüzü’ndeki yatırımlarına bakıldığında Binali beyle kıyaslama olmaz. Bu tartışılmaz. Onun dışında ben bu ülkenin evladıyım. Siyaset bir tarafa, FETÖ’süne, PKK’sına, DHKP-C’sine bir tek kelime söyleyemeyen adam İstanbul’u yönetmemesi lazım. Bu ülkenin yoldan, parktan başka değerleri var. Hepsi değer ama bir tek ifadesi var mı FETÖ’ye, DHKP-C’ye, PKK’ya karşı. Aksine ‘Demirtaş’ın politikasını beğeniyorum’ diyen bir anlayış İstanbul gibi dünya kentinde bir siyasal risktir. Hatamız şu; bilinmeyen bir adamı bizim arkadaşlarımızın stratejik yanlışlarıyla meşhur olmasını sağladık. Biz adamı, adam ettik. Adam CHP adayı, biz CHP’yi Kılıçdaroğlu’ndan biliriz. Sezgin Tanrıkulu’ndan, Canan Kaftancıoğlu’ndan biliriz. Bakın hepsini geri çektiler. Nerede il başkanı, şu kampanyada CHP İl Başkanı var mı. Seçim bittiğinde, seçimden sonra eş başkan gibi beraber oturuyorlardı. Seçim var, o meşhur tweet atan il başkanı şuna yok oldu. Sadece adayları var. Ama o 18 günü gördük. Seçimden sonra tekrar eş başkan gibi bizim ezanımıza, bayrağımıza, her türlü hakareti yapan adamlar tekrar eş başkanlık yapacaklar. Buna izin vermeyeceklerini düşünüyorum.”
 
Dilvin ALTIKARDEŞ
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.