Araç yazılımı ile daha ekonomik daha verimli bir sürüş!

Çanakkale’nin yeni araç yazılım firması Ecufast, otomobili olan vatandaşları daha ekonomik ve verimli bir şekilde sürüş yapmasına olanak sağlıyor.

965
Araç yazılımı ile daha ekonomik daha verimli bir sürüş!

Firma sahibi Selçuk Özcan, Ecufast’in vatandaşlara sağladığı yararları hakkında bilgi verirken, Çanakkale’de bulunan arabaların sorunlarını da söyledi.
Ecufast firma sahibi Selçuk Özcan, arabayla tanışmasının küçük yaşlarda başladığını söyleyerek, “Yaklaşık 4 yaşımdan beri ben otomobillere meraklıyım. Otomobilin boyasının yapılması, aksesuarının yapılması, kaportasının yapılması, motorunun güçlendirilmesi olsun hayatım arabalarla geçti. Liseyi bitirip üniversiteye gittim. Bilgisayar programlama okudum. Ondan sonrasında iki sene grafik tasarım dersi aldım çünkü arabaların görsel tasarımlarıyla da çok uğraştım. Daha sonra bir firmada satış danışmanı olarak işe başladım. İyi satışlarımdan dolayı o bölümün sorumluluğuna getirildim. Daha da iyi satışlarımdan sonra satın alma bölümümün başına merkeze geçirildim.

Firmaya yurtdışından yeni markalar bağladım. Ondan sonrasında yönetimsel bozukluklarda da firmayı kapatma kararı aldıkları zaman ortak çalıştığımız bir firmada satış pazarlama sorumluluğuna başladım. Türkiye’nin büyük egzoz üreticilerinden bir firma var. Oraya satış pazarlama sorumlusu olarak ve tasarım olarak girdim. Bu şekilde ilerleyerek gelişimimi sürdürdüm. Profesyonel olarak araba yarışlarına katıldım. Hala da katılırım. Birçok kupam mevcut. Aktif olarak da mümkün olan her zamanda tekrar yarışlara katılıyorum. Otomobil benim için bir yaşam tarzı” diyerek iş hayatını anlattı.

“ÇANAKKALE BU TARZA YENİ ALIŞIYOR”
Ecufast firması hakkında bilgi veren Özcan, “Çanakkale bu tarz bir şeye daha yeni yeni alışıyor. EcuFast Türkiye’de bu işi yapan en iyi firmadır. 4 senelik bir geçmişi vardır.  O zamanlarda Çanakkale’de bu işi yapan birkaç aktif firma vardı. Eskiden böyle bir bayi ağı ve çalışan olmadığı için o buraya hafta sonları gelirdi. Gün belirlerlerdi. Üç dört tane araba olurdu. Gelinirdi uygulama yapılırdı. Ondan sonrasında iş büyümeye başladı. Şu anda 46 tane bayi var. Amerika’da bir şirket var. İsviçre’de var, Hollanda’da var, Almanya’da var. Dört senelik resmi Ecufast olarak yaklaşık olarak 30 binin üzerinde araç yazılım ve partikül iptallerine ulaştı” dedi.
Özcan, “Bu Chip Tuning temel olarak aracınıza üretici firma tarafından yüklenmiş, parametlerin, aracınızdan en verimli sonucu almak için optimize edilmesidir. Bir ECU ( Motor Kontrol Ünitesi) dosyası yüzlerce harita içerir. Uzman yazılım ekibimiz bu haritalar üzerinde geliştirmeler yaparak, hava yakıt karışımı, ateşleme zamanı, turbocharger basıncı, tork kontrolü gibi birçok parametreyi maksimum verimliliği sağlamak amacıyla iyileştirir. Türkiye şartlarında da Afrika şartlarında da Alaska şartlarında da çalışmak üzere çalışmak üzere bir araba düşünün. Mesela burası ile Ankara arasında 1.2 atmosfer basıncı fark olması aracın çalışmasının farklılaşması demektir. Bizim bu ECU’larımız akıllı aletlerdir. Correction dediğimiz adaptasyonlar yaparlar. Bu araba Ankara’ya giderken rakım farkını basınç algılayıcılarla hissederekten arabanın beyninde belirli oranda tolere edilebilirliğini değiştirebilir. Bu araba bu yüzden her yerde çalışır. 100 beygirlik bir turbo dizel arabadan bahsedersek biz onu ortalama 130 beygir yapıyoruz. Etrafta çok yanlış bilinenin aksine, arabanın turbo basıncını o kadar arttırıyorlar ki motor kırıyor, piston kırıyor gibi şeyler söz konusu değil. Turbo basıncını arttırmıyoruz. Yüzeysel olarak müdahaleler yapmıyoruz. Biz tamamen bir mühendislik ürünü şeklinde bilgisayar ile ciddi bir programlama yaparak bu gücü sağlıyoruz. Arabanın avansını değiştiriyoruz, karışım ayarlarını değiştiriyoruz, ateşleme değerlerini değiştiriyoruz. Turbo basıncı ile oynamıyoruz. Turbo basıncı ile oynuyor olsaydık çok daha fazla güçler alırdık. Ortalama Türkiye kullanıcısının tavrını az çok öğrendiğimiz için soft yazılımları uygularız biz” şeklinde bilgi verdi.

“ARABANIN GİDECEĞİ VE GİTMEYECEĞİ YER VARDIR”
Özcan,”100 beygirlik arabayı 130 beygir yaptınız. Bu araba nasıl az yakabilir diye soruyorsunuz. İnsanların kafasındaki en büyük problem bu. Siz arabanızla bir yokuş çıkıyorsunuz. Farzı misal 70 beygirini harcıyorsunuz arabanızın. Biz o arabanın yazılım sonrasında trokunu ya da gücünü arttırıyoruz. Siz aynı yerde aynı yokuşta aynı şartlarda bu sefer 130 beygir arabanın 70 beygirini kullandığınız için yüzde yetmiş olan oran otomatik olarak yüzde kırk beş ellilere düşüyor. Tabi ki bunda kullanıcının kullanma şekli çok önemlidir. Kimi vardır arabayı çok kötü kullanır. Gazına deli gibi basar. Hunharca arabayı yorar. O şartlarda zaten az yakması mümkün değildir. Mesela uzun yola gidiyorum. Başkalarının 7-8 litre yaktığı arabayla 3 litre yakıyorum. Çünkü ben arabayı olması gerektiği gibi kullanıyorum. Gazı okşayarak gidiyorum. 8.5 litre yakan bir müşterimiz vardı. Dedim ki bunu nasıl başarabiliyorsunuz? Ben arabasına uygulamayı yaptıktan sonra kendim Lapseki’ye kadar gittim geldim. Giderken bastım ölçtüm dönerken de sıfırladım. 3.2 litreyi gösterdi. Nasıl yaptınız bunu diyor. Bu biraz şoförlükle ve hissetmekle alakalıdır. Bir arabanın gideceği yer vardır. Gitmeyeceği yer vardır. Bu sizin cebinizden çıkar” şeklinde konuştu.

ÇANAKKALE’DE EN BÜYÜK SORUN…
Özcan, Çanakkale’de en çok duyduğu sorununun partikül filtrelerinin problemleri olduğunu belirterek, “ Partikül filtresi egzoz gazlarının ayrıştırılmasına hizmet eden bir sistemdir. Yoğun olan gazların absorbe edilmesi içindir. Araçların gücünü keser. Şehir içinde kullanılan araçların partikül filtreleri çok çabuk şekilde dolar. Müşterilere sıfırının takılması çok ciddi maliyetler doğurur. Ortalama bir arabanın partikül filtresi 7-8 bin civarındadır. Aracın devrine göre 30-40 bin TL’ye kadar gider.  Biz ne yapıyoruz? Bu üniteyi dışarı alıyoruz. Onun içini boşaltıyoruz. İçini boşalttıktan sonra yerine takıyoruz. Aslında yazılım olarak aracı programlayarak ona uygun hale getiriyoruz. Egzoz emisyonları da ona göre ayarlıyoruz. Ciddi anlamda bir duman göremezsiniz. Ortalama fiyatlar aracın durumuna göre 800 TL’den başlar. 2000-2500 TL’ye kadar gider” dedi.

“BİZ KURUMSAL BİR FİRMAYIZ”
Özcan, “Bu şekilde de bir kazanım sağlıyoruz insanları bu yükten de kurtarıyoruz. Biz o işlemi yapmazsak ya gidecekler anlık olarak 2 bin 3 bin kilometrelik sıvı temizliği yaptıracaklar. Sonunda tekrardan arabaları bozulacak sıvı temizliği yaptıracaklar. Bugüne kadar temizleme için 1500 liraya yakın para vermiş. Ama sonuç yok yani arabası çok yakıyor arabayı kullanamıyor” örneğini vererek, “Biz çok iyi bir firma olduğumuz için, bizim marka değerimiz çok yüksek. Çanakkale’de bundan önce X bir firma vardı. İsmi lazım değil zikretmeye gerek yok. Onun yaptığı birçok arabayı düzeltim ben. Adamlardan büyük meblağlar almış. Bizim fiyatlarımız standarttır. Fiyatın üstüne altın yapımı söz konusu değildir. Çünkü biz kurumsal bir firmayız bizim fiyat politikamız sabittir. Fiyatımızın üstünde fiyat yapan bir bayii olursa uyarı alır” şeklinde vatandaşlara dikkatli olmaları gerektiğini söyledi.
“Burada Çanakkale de beklentiler de çok yüksek” diyen Özcan, “Bazıları yaptırdık artık, yapacak bir şey yok diyorlar. Bizde öyle bir şey yok. Biz aracınızı yaparız. 2 hafta deneme süresi veririz. Eğer memnun olunmadığı takdirde biz ücreti iade edip aracı orijinale döndürürüz. Bu bizim kendimize güvenimiz ile ilgili. Ben hayatımı arabaya adadığım için herkese yardımcı olmaya çalışıyorum” dedi.

Haber: Gizem Tuğçe BAYHAN
 


Etiketler; #Ecufast
Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.