Reklam

Kandilli Rasathanesi Müdüründen Çanakkale’de önemli açıklamalar

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener:“ Deprem olacağı konusunda bir şüphemiz yok ama ne zaman olacağı konusunda maalesef bunu bilemiyoruz. Bu konuda açıkçası zaman vermekte bilimsel olarak çok anlamlı gelmiyor” dedi.

3062
Kandilli Rasathanesi Müdüründen Çanakkale’de önemli açıklamalar

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi bünyesinde gerçekleştirilen Coğrafya ve Yerbilimlerinde Coğrafi Bilgi Sistemlerinin (CBS) Uygulamaları konulu sempozyumuna konuşmacı olarak katılan Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, deprem gerçeğine ilişkin olarak özel açıklamalarda bulundu.
 
Çanakkale Ayvacık’ta Şubat ayında başlayan depremlerin daha sonra Karaburun ve Bodrum ile devam ettiğini dile getiren Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener:“ Aslında 2017 yılının Şubat ayında Çanakkale, Ayvacık’ta başlayan Ege depremleri daha sonra Karaburun ardından Bodrum’da hareketli bir 2017 geçirdik açıkçası” dedi. Ayvacık için 4 binlerin üzerinde artçı hatırladığım kadarıyla ama 5 binleri geçen Bodrum artçıları ve hala devam eden yoğun bir deprem sezonu geçiriyoruz ama bunlar aslında bu bölgeler için sürpriz olan depremler değil ifadelerini kullanan Özener:“ Tüm yer bilimleri camiasının bilim insanlarını ifade ettiği gibi bu bölgelerde 6’lık, 5’in üzerinde 6’lık depremler çok sık olarak yaşanabilir. Burada bu fayı, bu enerjiyi üretebilecek faylar bulunuyor. Dolayısıyla şunu unutmamalıyız ki, Türkiye bir deprem ülkesi. Topraklarımızın büyük çoğunluğu deprem tehlikesi içinde, dolayısıyla biz buna alışık yaşamamız lazım. Depremden korkmamamız lazım. Sadece o bilinçle yaşamamızın önemli olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.
 
Depremin zamanını vermek bilimsel değil
Büyük Marmara Depreminin sık sık gündeme getirilerek deprem beklentisi algısı oluşturulduğunu söyleyen Özener:“ Tabi yine hep ifade ediyoruz, Türkiye bir deprem ülkesi. 1939’da Erzincan’da başlayan Kuzey Anadolu Fayı üzerinde deprem serisi var. En sonda 1999 Marmara Depremleri oldu İzmit ve Düzce depremleri. Bu depremlerden sonra bilim insanlarının hep beklentisi, bir sismik boşluk olarak adlandırılan Marmara Denizi içinde İstanbul başta olmak üzere çevre illerin etkileneceği Bursa, Yalova’nın ve Tekirdağ’ın etkilenebileceği olası bir depremden bahsediyoruz. Bu konuda bir şüphe yok aslında” sözlerini kullandı. Türkiye’nin her sene 2,5 santim Ege taraflarında 3-3,5 santim batıya doğru hareket ettiğini yersel, jeolozik gözlemlerle bildiklerini söyleyen Özener:“ Deprem olacak çünkü neden olacak. Bundan dolayı bir enerji birikiyor, bu enerji bir gün açığa çıkacak. Tarihsel depremler olmuş bu bölgelerde bunların belli tekrarlama aralıkları var” dedi.
 
Özener, deprem olacağı konusunda bir şüphelerinin olmadığını ama ne zaman olacağı konusunda maalesef bunu bilemediklerini dile getirdi. Depremin ne zaman olacağı konusunda tarih vermenin bilimsel olarak çok anlamlı gelmediğini de vurgulayan Özener sözlerini şöyle sürdürdü:“ Şu zaman olacak, şu zamana kadar olmayacak bunlar çok anlamlı gelmiyor. Özellikle bu tarz görüşlerin kamuoyuna basın aracılığıyla iletilmesi de ayrıca halkı paniğe sürüklediğine inanıyorum. Bu tarz bilim insanları arasındaki tartışmaların da bilimsel ortamlarda, konferanslarda bugün burada bulunduğumuz gibi Ulusal veya Uluslararası konferanslarda dile getirilmesinin daha doğru olduğunu düşünüyorum”
 
1999 depremi deprem bilinci konusunda milattır
Deprem bilinci konusunda 1999 Marmara Depreminin bir milat olarak algılanabileceğinin altını çizen Özener:“  Çünkü 99 depremi nüfusun, ekonominin yoğun olduğu, ekonominin ağırlıkta olduğu bir yere yakın oldu. Dolayısıyla Marmara Denizinde, İzmit’te ve Büyükşehirleri etkileyen bir yerde oldu. İnsanların deprem algısı 99’dan sonra daha açıldı” dedi.
 
'Türkiye’de depremler arttı değil mi? Daha çok deprem oluyor' şeklinde soruların sıkça belirtildiğini ifade eden Özener, depremlerin sayısında herhangi bir artış olmadığını insanların algısının fazlalaştığını ve algıda seçiciliğin arttığını söyledi. "Alınan önlemler 99’dan sonra özellikle kamu binalarında, viyadüklerde, köprülerde, hastanelerde, okullarda ciddi anlamda iyileştirme çalışmaları yapıldı"sözlerini kullanan Özener:“  Vatandaş bina satın alırken daha dikkatli olarak artık tefrişatından öte binanın yapı kalitesine bakmaya başladı, binayı kim yapmış, zemin etüdü var mı, sağlam firma mıdır, deprem yönetmeliğine uygun mu yapılmıştır. Deprem yönetmelikleri, yapı yönetmelikleri değişti. Dolayısıyla karar vericilerde artık Marmara’da bir deprem beklentisi içerisinde olduğunu kabul etmiş durumdalar, o anlamda da kentsel dönüşüm adı altında, binaların dönüştürülmesine başlanıldı. Şunu söylüyorum yani yeterli mi bunlar, şu ana kadar yapılanlar? Bir bizim depremlere hazır olmamız lazım. Hazır olmak içinde şu ana kadar harcadığımız enerjimizi arttırarak daha iyi çalışmamız lazım” şeklinde konuştu.
 
Gönül ister ki Marmara Depremi beklesin
Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Türkiye genelinde yılda 500 bin bağımsız binayı kentsel dönüşüm hedeflediğini ifade eden Özener, bu değişim için 15 yıla ihtiyaç olduğunu dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü:“ Çevre ve Şehircilik Bakanımızın açıklamasına göre hedefleri yılda 500 bin bağımsız bölümü dönüştürmek tüm Türkiye içinde. Dolayısıyla bu 500 bin binayı, bağımsız birimi dönüştürerek sanıyorum bir 15 yıl süreye ihtiyaç var. Biraz şanslıysak Marmara depremi özellikle 15 yıl daha beklerse bizi yani gönül istiyor ki 50 yıl, 100 yıl beklesin. Bazı hocalarımızın dediği gibi hiç olmasın ama bir gün bunu yaşayacağız. Büyük deprem gelmeden önce hazırlıklarımızı kişi olarak, bilim insanları olarak, normal vatandaş olarak ve karar vericiler olarak çalışmalarımızı hızlandırırsak olacak depremden minimum seviyede hasar alırız diye düşünüyorum”
 
Haber: Fehmi ŞENYİĞİT
 

Yorum Ekle
İsim
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüsamettin ŞENER213 - 20.10.2017 20:40:10
Sismikcilerin Bilemez özelliklerinden Bahsediyor. Bilimsel Bilgi Kapasiteleri yetersiz olunca. Deprem,Tsunami,Kasırga,Sellerinde Zamanlarını ve şiddetlerini Önceden Bilemezler. www.depremerkenuyari.com